Haber değeri, yalnızca büyük projelerle, dev yatırımlarla ya da çarpıcı olaylarla sınırlı değildir. Bazen küçük gibi görünen bir detay, aslında geniş bir kesimi etkileyen önemli bir meseledir. Muğla’nın Ortaca ilçesi, Dalyan Mahallesi'nde bulunan ve halkın ortak kullanımında olan bir sokak çeşmesi işte tam da böyle bir örnek.
Dalyan’da, karavan parkının tam karşısında, çocuk parkının önünde ve tur otobüslerinin durduğu noktanın yanında bulunan bu çeşme, çevredeki birçok insan için bir ihtiyaç noktasıydı. Karavancı misafirler için içme suyu kaynağı, çocuk parkında vakit geçiren aileler için bir rahatlama noktası ve bölgeden geçenler için serinletici bir duraktı. Kısacası, bu çeşme sıradan bir çeşme değil, halkın çeşmesiydi.
Geçtiğimiz günlerde, bir vatandaş bana ulaşarak çeşmenin yerinden söküldüğünü ve bunun büyük bir mağduriyet yarattığını iletti. Karavan parkında kalan tatilciler içme suyunu uzaktan getirmek zorunda kalıyor, tur otobüsleriyle gelenler su bulamıyor, çocuklarını parka getiren aileler ise ellerini yüzlerini yıkayacak bir yer bulamıyordu.
Konuyla ilgili olarak Dalyan Zabıta Amiri Mustafa Erken’i aradım. Kendisi durumu hızla değerlendirerek Ortaca Belediye Başkan Yardımcısı Hüsnü Sarı ile görüştü. Sonuç? Çeşme, sadece iki gün içinde yeniden yerine takıldı.
Böyle bir sorunun bu kadar hızlı çözülmesi, yerel yönetimin doğru işleyişinin bir göstergesidir. Vatandaşın mağduriyeti giderilmiş, kamu yararı gözetilmiş, küçük ama önemli bir hizmet yerine getirilmiştir.
Karavancı misafirler, sadece bölgede konaklayan turistler değildir. Onlar aynı zamanda Dalyan’ın doğal güzelliklerini, misafirperverliğini ve huzurunu tüm dünyaya anlatan birer turizm elçisidir. Günlük ihtiyaçlarını karşılamak için Dalyan’daki esnaftan alışveriş yapar, bölge ekonomisine katkı sağlarlar. Onların memnuniyeti, Dalyan’ın turizm potansiyelini artırır. Çünkü memnun ayrılan bir turist, en az on yeni turist getirir.
Bu yüzden, bu çeşme küçük bir detay gibi görünse de, aslında bölge turizmi açısından büyük bir anlam taşımaktadır. Kamu yararı tam da budur: Sadece büyük projelerde değil, küçük ama hayatı kolaylaştıran dokunuşlarda da kendini gösterir.
Bu noktada bir konunun altını özellikle çizmek istiyorum. Ben, bir gazeteci olarak, doğru yapılan bir işi övmeyi de, eksik ya da hatalı bir durum gördüğümde eleştirmeyi de bilirim. Gazetecilik, dış pencere olmak demektir. Yanlışı gördüğümüzde uyarır, doğruların devam etmesi için teşvik ederiz.
Zaman zaman Ortaca Belediyesi’ni eleştirdiğim için çeşitli ortamlarda hakkımda konuşanlar olduğunu biliyorum. Ama şunu açıkça ifade edeyim: Eğer yanlış bir şey yapılırsa, görev ihmali ya da suistimali olursa, eleştirimi yaparım. Ancak iyi bir iş yapıldığında da hakkını teslim eder, övgüyü esirgemem. Eleştiriden kaçanlar, önce kendilerine şu soruyu sormalıdır: “Biz nerede hata yaptık?”
Ortaca Devlet Hastanesi Başhekimi Erol Çetinkaya’nın çok takdir ettiğim bir sözü var:
“Bir eksikliğimiz varsa hemen bize iletin, yanlış bir şey varsa hemen düzeltelim.”
İşte olması gereken yaklaşım budur. Eğer yerel yöneticiler, gazetecilerin eleştirilerini dikkate alır, kamuoyunun taleplerine kulak verirse, daha güçlü ve halkın yararına çalışan bir yönetim anlayışı ortaya çıkar.
Bu çeşme hikâyesi, belki büyük bir mesele gibi görünmeyebilir. Ama kamu yararı gözetildiğinde, halkın ihtiyacı hızla karşılandığında, yerel yönetim görevini en doğru şekilde yerine getirdiğinde, işte o zaman haber değeri kazanır.
Ortaca Belediye Başkan Yardımcısı Hüsnü Sarı ve Dalyan Zabıta Amiri Mustafa Erken’e, vatandaşın talebini hızla değerlendirip çözüme kavuşturdukları için teşekkür ediyorum. Çünkü kamuoyu için yapılan her iş değerlidir. Eleştirdiğimizde kızmak yerine nerede hata yapıldığını düşünmek, övgü aldığında da aynı kararlılıkla çalışmaya devam etmek, işte gerçek hizmet anlayışı budur...
21.03.2025
Sevgilerimle / Ali ERTURAN
gazeteciialierturan@gmail.com