Gazeteci Ali ERTURAN


Muğla E.A. Hastanesi’nde Tahta Kurusu Krizi: Sorun Temizlik mi, Bilinç Eksikliği mi?

Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tahta kurusu istilası nedeniyle iki servisin kapatılması ve fizik tedavi hizmetinin durdurulması kamuoyunda yankı uyandırdı.

04:05:30 | 2025-03-27

Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tahta kurusu istilası nedeniyle iki servisin kapatılması ve fizik tedavi hizmetinin durdurulması kamuoyunda yankı uyandırdı. Hastane yönetimi sorunu çözmek için harekete geçti, ilaçlama ve mobilya değişimi süreci başlatıldı. Ancak bu tür olaylar yalnızca hastane yönetiminin alacağı tedbirlerle önlenebilir mi? Asıl mesele, temizlikten önce bilinçli hareket etmektir.

Hastaneler, her gün yüzlerce hasta ve ziyaretçiyi ağırlayan, yoğun insan sirkülasyonunun olduğu yerlerdir. Burası bir market ya da alışveriş merkezi değil, sağlık sorunlarıyla mücadele eden insanların tedavi gördüğü bir kurumdur. Buraya gelen herkesin bilinçli hareket etmesi gerekir. Peki, hastanelerde hijyenin ve düzenin sağlanmasından yalnızca yönetim mi sorumludur? Yoksa bireysel farkındalık ve tedbirler de en az kurumların aldığı önlemler kadar önemli midir?

Bugün yaşanan tahta kurusu meselesi, hastanelerde hijyen konusunun ne kadar hassas bir dengeye bağlı olduğunu bir kez daha gösterdi. Ancak sorunu yalnızca haşerelerle sınırlı görmek büyük bir yanılgıdır. Hastane koridorlarında maskesiz dolaşan, hijyen kurallarına dikkat etmeyen, odalarda gereğinden fazla kalan ziyaretçiler de en az bir haşere istilası kadar ciddi bir tehdit oluşturabilir. Sağlık kurumlarının yükü yalnızca idari tedbirlerle hafifletilemez; hastalar, refakatçiler ve ziyaretçiler de sürecin bir parçasıdır.

Hastaneler, yalnızca doktorların ve sağlık çalışanlarının hizmet verdiği alanlar değildir. Buraya gelen herkesin kişisel hijyen kurallarına uyması, hastanenin temiz tutulmasına yardımcı olması ve bulaşıcı hastalık riskini en aza indirmek için gereken sorumluluğu üstlenmesi gerekir. Grip salgını olduğunda okulları suçlamak ne kadar mantıklı değilse, hijyen eksikliği nedeniyle hastaneleri tek başına sorumlu tutmak da aynı derecede hatalıdır. Eğer bireyler kendi önlemlerini almazsa, hastane yönetimi ne kadar çaba harcarsa harcasın, sorunların önüne geçmek mümkün olmaz.

Hastaneye gelen insanların bilinçli hareket etmesi, toplumsal sağlığın korunması açısından hayati bir meseledir. Enfeksiyon riskinin yüksek olduğu bu gibi ortamlarda maske kullanımı artık bir zorunluluk olarak görülmelidir. Sadece salgın dönemlerinde değil, her zaman maske takmak, el hijyenine özen göstermek ve hastane içindeki ortak kullanım alanlarını temiz tutmak bireysel sorumluluklarımızın başında gelmelidir.

Meşhur bir söz vardır: "Herkes kapısının önünü süpürse, sokak tertemiz olur." Eğer herkes kişisel hijyenine dikkat etse, hastane koridorlarında gereksiz kalabalık oluşturmasa, hijyen kurallarına uygun davransa ve başkalarının sağlığını riske atacak davranışlardan kaçınsa, ne salgınlar bu kadar hızlı yayılır ne de hastanelerde hijyenle ilgili bu tür krizler yaşanırdı.

Muğla E.A. Hastanesi’ndeki tahta kurusu meselesi, bize yalnızca bir böcek istilasını değil, hijyen konusunda ne kadar eksik olduğumuzu da gösteriyor. Temizlik tek başına bir hastaneyi koruyamaz; ancak bilinçli bireyler ve ortak sorumluluk bilinciyle hareket eden bir toplum, sağlık kurumlarını çok daha güvenli hale getirebilir. Unutmayalım: Sağlığımızı başkalarına emanet edemeyiz. Önce biz tedbir alalım, sonra eleştirelim! 27.03.2025

Sevgilerimle

Gazeteci Ali ERTURAN




ETİKET :  muğla eğitim ve araştırma hastanesi muğla haberleri muğla haber ajansı son dakika haberleri

Tümü