Kahramanmaraş merkezli depremlerde 11 il yıkıldı, on binlerce vatandaşımız hayatını kaybetti, yüz binlercesi ise evsiz kaldı. Bu deprem, ülkemizin son 25 yıllık tarihinde yaşadığı büyük felaketlerden yalnızca biri:
1999 İzmit Depremi
2003 Bingöl Depremi
2011 Van Depremi
2020 İzmir Depremi
2023 Kahramanmaraş Depremleri
Depremlerle geçen bu çeyrek asırda, binlerce vatandaşımızı kaybettik. Ancak tüm acılara ve kayıplara rağmen, maalesef aynı hatalar yapılmaya devam ediyor. Kaçak yapılar birer “bomba” gibi ülkemizin dört bir yanında yükseliyor, yetkililer ise gerekli adımları atmakta ya geç kalıyor ya da görmezden geliyor...
Bazı belediyelerin kaçak yapılarla mücadele ettiğine dair haberler alsak da bu mücadele yetersiz kalıyor. Örneğin, Menteşe ve Ula belediyelerinin, kaçak iskeleler ve yapılaşmalar konusunda zaman zaman yıkımlara başladığı bilgisi geldi. Ancak bu çabaların süreklilik arz etmediği ve sadece belli bölgelerle sınırlı olduğu görülüyor...
Öte yandan, Ortaca ve Köyceğiz ilçelerinde kaçak yapılarla mücadele konusunda ciddi bir sorun olduğu yönünde bilgiler alıyorum. Ortaca Belediyesi’nin bu konuda sergilediği sessizlik, kamuoyunda büyük tepki topluyor. Hatırlayacağınız üzere, 11 Ocak 2025 tarihinde Muğla Haber Ajansı’nda yayımlanan yazımda “Ortaca’da 701 Kaçak Yapı: Ne Olacak?” diye sormuştum. Ancak Ortaca Belediyesi, ne bir açıklama yaptı ne de bir yol haritası belirtti...
Sayıştay raporlarına göre ilçede 701 kaçak yapı bulunduğu belirtiliyor. Ancak bu sayının daha fazla olduğu iddia ediliyor. Belediye Başkanı Evran Tezcan’ın bu konuda hiçbir açıklama yapmaması, akıllara kamuoyunda dillendirilen iddiaları getiriyor. Başkan Tezcan’ın otelinin de ruhsatsız olduğu ve kaçak yapı barındırdığı iddiaları, bu sessizliği daha da tartışmalı hale getiriyor...
İnsan Hayatı Kimin Umurunda?
Son 25 yılda on binlerce yurttaşımızı depremler nedeniyle kaybettik. Ancak görüyoruz ki bu kayıplar kimseye ders olmuyor. Kaçak yapılar hız kesmeden artmaya devam ederken, yetkililer gereken müdahaleyi yapmak yerine sessiz kalmayı tercih ediyor. Bu sessizlik, sadece idarecilerin değil, toplumun da bu soruna kayıtsız kaldığını gösteriyor...
Deprem felaketleriyle mücadele sadece afet sonrası yaraları sarmakla değil, afet öncesi önlem almakla mümkün olabilir. Kaçak yapılarla mücadele edilmediği sürece, her yeni inşaat bir sonraki depremin kaybını artıracaktır. Ortaca’dan Köyceğiz’e, Muğla’dan Türkiye’nin dört bir yanına, bu sorumsuzluğun bedelini yine vatandaşlar olarak bizler ödüyoruz...
Sevgili okurlar, 6 Şubat’a 10 gün kaldı. Geçmişteki acıları unutmadan, geleceği güvence altına almanın yolu sorumluluk almaktan geçiyor. Bu yazıyı bir uyarı olarak kabul edin: Kaçak yapılaşmaya göz yummak, insan hayatını hiçe saymaktır. Ve bu sessizlik, gelecekte yaşanacak can kayıplarının en büyük suç ortaklığıdır...
Ne Yapılmalı?
Belediyeler, kaçak yapıların tespiti ve yıkımı konusunda şeffaf olmalı, kamuoyuna bilgi vermelidir...
İlgili kurumlar, deprem güvenliği denetimlerini artırmalı ve caydırıcı cezalar uygulamalıdır...
Vatandaşlar, kaçak yapılaşmaya karşı bilinçlendirilmeli ve bu yapıları talep etmekten kaçınmalıdır...
Unutmayın: Depremler değil, tedbirsizlik ve bina öldürür. Kaçak yapılara göz yumanlar, bu cinayetin sorumlularıdır...
Sevgilerimle
Ali ERTURAN
gazetecialierturan@gmail.com